Şerbet, kaynamaya başladıktan sonra ortalama yirmi ila yirmi beş dakika kaynatılmalıdır. Kıvamı kontrol etmek için kaşığın arkasına dökülen şerbetin akış hızına bakılır; ne su gibi hızlı ne de pekmez gibi ağır akmalıdır. Arada kalan hafif akışkan bir kıvam idealdir. Şerbetin soğuduktan sonra biraz daha koyulaşacağını hesaba katarak ateşten bir dakika erken almak güvenli bir tercihtir.
Temel kural, baklavanın ve şerbetin sıcaklık farkına sahip olmasıdır. En yaygın uygulama sıcak fırından çıkmış baklavanın üzerine oda sıcaklığında veya soğutulmuş şerbet dökmektir. Sıcaklık farkı, katmanların şerbeti hızla çekmesini sağlayan fiziksel bir etki yaratır. Alternatif olarak soğumuş baklava üzerine sıcak şerbet de dökebilirsiniz; her iki yöntemde de prensip aynıdır.
Evet, baklavanın pişirmeden önce kesilmesi hem geleneksel hem de teknik açıdan doğru yaklaşımdır. Çiğ yufka esnek olduğundan bıçak temiz hatlar oluşturur ve katmanları bozmaz. Ayrıca kesim kanalları, pişirme sonrasında dökülen şerbetin derinlere nüfuz etmesi için yollar açar. Pişmiş baklavayı kesmek ise katmanların kırılmasına ve düzensiz porsiyonlara neden olur.
Teknik olarak margarin kullanmak mümkündür, ancak sonuç belirgin şekilde farklı olacaktır. Tereyağı, baklavaya kendine has bir aroma ve zengin bir lezzet katar; ayrıca katmanların gevrekleşmesinde margarinden daha etkilidir. Margarin daha yüksek su oranına sahip olduğundan katmanlar tereyağı kadar çıtır olmayabilir. Lezzet ve doku önceliğinizse tereyağı tercih edilmelidir.
Hamursu kalmanın birden fazla sebebi olabilir. En yaygın neden yetersiz pişirme süresidir; özellikle alt ısının yeterince güçlü tutulmaması, alt katmanların kuruyamamasına yol açar. Katmanlar arasına yeterli tereyağı sürülmemesi de yapışmaya ve hamursu dokuya neden olur. Fırın sıcaklığının düşük olması veya fırının önceden ısıtılmamış olması da bu sorunun kaynakları arasındadır. Alt ısı süresini uzatarak ve yağ miktarını artırarak sorunu çözebilirsiniz.
Baklavayı buzdolabında saklamak genellikle önerilmez. Soğuk ortam nem yoğuşmasına neden olarak katmanların yumuşamasına ve gevrekliğin kaybolmasına yol açar. İdeal saklama yöntemi, oda sıcaklığında üzeri gevşekçe bir bez veya kağıt havlu ile örtülmüş şekildedir. Bu koşullarda baklava iki ila üç gün tazeliğini büyük ölçüde korur. Uzun süreli saklama gerekiyorsa şerbetsiz olarak dondurucuya koymak ve servis öncesinde şerbet uygulamak daha iyi bir yöntemdir.
Limon suyu teknik olarak zorunlu değildir, ancak eklenmesi kuvvetle tavsiye edilir. Limon suyu şerbetin kristallenmesini önleyen doğal bir asittir. Limon eklenmeden hazırlanan şerbet soğudukça şeker kristalleri oluşturabilir ve bu durum hem kıvamı hem de görünümü olumsuz etkiler. Genellikle bir kilogram şeker başına yarım limonun suyu yeterlidir. Limon tadı baklavada hissedilmez, sadece teknik bir işlev görür.
Baklava için ideal fırın sıcaklığı 160 ile 180 derece arasıdır. Düşük sıcaklıkta başlayıp son aşamada üst ısıyı artırarak renk vermek yaygın bir tekniktir. Her fırının kendi karakteri vardır ve gösterge sıcaklığı ile gerçek sıcaklık arasında fark olabilir; bu nedenle fırın termometresi kullanmak faydalıdır. Fan destekli fırınlarda sıcaklığı on derece düşürmek dengeli bir pişme sağlar.
Ertesi gün yumuşamanın başlıca sebebi şerbetteki nemin zamanla katmanlara daha fazla nüfuz etmesidir. İlk gün yüzeye yakın katmanlarda kalan şerbet, gece boyunca iç katmanlara doğru yayılır ve gevrek yapıyı yumuşatır. Fazla şerbet kullanılması bu etkiyi hızlandırır. Hava geçirmez kaplarda saklama da nem yoğuşması yaratarak yumuşamaya katkıda bulunur. Baklavayı açık veya gevşekçe örtülü tutmak ve şerbet miktarını dikkatli ayarlamak yumuşamayı yavaşlatır.
Bu tamamen kişisel tercih ve bölgesel gelenekle ilgilidir; birinin diğerinden üstün olduğu söylenemez. Fıstık, daha yağlı ve yoğun bir lezzet sunarak baklavaya yumuşak ve kremamsı bir doku katar. Ceviz ise daha kuru ve hafif acımsı aromasıyla şerbetin tatlılığını dengeleyici bir etki yaratır. Doku açısından fıstık katmanlar arasında daha ince yayılırken ceviz daha kaba bir dolgu oluşturur. Her iki kuruyemişi de kendi karakteriyle değerlendirmek en doğrusudur.
Katman sayısı kullanılan yufkanın kalınlığına ve tercih edilen dokuya göre değişir. İnce yufkalarla çalışıyorsanız toplam otuz ila kırk katman arasında bir sayı yaygındır; alt yarıya biraz daha fazla katman ayırmak iç dolgunun desteklenmesi açısından faydalıdır. Kalın ev yapımı yufkalarla çalışıldığında ise on beş ila yirmi katman yeterli olabilir. Önemli olan her katman arasında yağ bulunması ve toplam kalınlığın tepsiye orantılı olmasıdır.
Şerbet miktarı baklavanın katman sayısına ve kalınlığına göre ayarlanmalıdır. Genel bir kılavuz olarak kullanılan yufka ağırlığının yaklaşık yüzde yetmiş beşi ile yüzde yüzü arasında şerbet hesaplanabilir. Şerbeti tek seferde dökmek yerine iki aşamada eklemek, kontrolü büyük ölçüde artırır: ilk yarıyı dökün, beş dakika bekleyin ve emilimi gözlemleyin, ardından gerekirse ikinci yarıyı ekleyin. Tepsinin dibinde şerbet birikiyorsa fazla gelmiş demektir; bu durumda bir sonraki seferde miktarı azaltın.